Yeni Söz / Haber Merkezi
NATO'YA MÜDAHALE İZNİ NASIL VERİLDİ?
24 Mayıs 2016'da Başbakan olarak göreve başlayan Binali Yıldırım, bir gün sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ilk kez Bakanlar Kurulu'na, bir sonraki gün ise MGK'ya katıldı. Dışişleri Bakanlığı, bu MGK'da Bakanlar Kurulu'na bir NATO teklifi sundu. Teklifi 30 Mayıs'ta karara bağlayan Bakanlar Kurulu'nun sunduğu teklif, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onaylamasıyla 1 Haziran 2016'da Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. 5 bölüm halindeki 24 maddeden oluşan karar ile “Türk askerlerinin yurt dışında; NATO askerlerinin ise Türkiye'de ‘TBMM kararı' olmadan konuşlandırılmasına” izin verilmiş oldu.
TEMELLERİ 2014'E DAYANIYOR
NATO'ya Türkiye'ye elini kolunu sallaya sallaya girme hakkı veren karar NATO'nun 2014'te Galler Zirvesi'nde kabul ettiği bir eylem planına dayanıyordu. Bu eylem planında NATO “çatışma çıkan bölgelere 48 saat içinde müdahale etme”yi ve uluslararası bir güç oluşturmayı kabul etmişti. Türkiye'deki Bakanlar Kurulu da NATO'nun Galler'de kabul edilen eylem planına dayanarak teklifi kabul etmişti. Karar ABD'nin “dost ve müttefik” olarak kabul edildiği, NATO'nun ise koruyucu bir güç olarak görüldüğü dönemde alınmıştı. Ancak kararın yanlış olduğu 15 Temmuz'da ayan beyan anlaşılmıştı. Zira 15 Temmuz'un arkasında ABD ve NATO vardı.
FETÖ'CÜLER NE DEMİŞTİ
Bakanlar Kurulu'nun ‘Çok yüksek hazırlık seviyeli müşterek görev kuvvetinin faaliyetine ilişkin esaslar' kararı Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra FETÖ'cü kalemler devreye girip şunları yazar: Zaman gazetesi yazarı Ali Bulaç o günlerde tırmanışa geçen terör saldırılarını gündemine taşıdığı yazısında "NATO, Güneydoğu'ya müdahale eder mi?" diye sorup cevap olarak da NATO'nun Türkiye'ye müdahale edebileceğini yazmıştı. Ekrem Dumanlı “Ya adam gibi gider. Ya da gitmek zorunda kalır” derken diğer Zaman yazarı Lale Kemal ise “Türkiye'deki tehlikeli gidişata artık dışarıdan müdahale ile “dur” denilebilir. Bu “dur” deme hali ise bizim kara gözümüz karakaşımız için değil, Türkiye'nin, Allah vergisi coğrafi konumu ve NATO üyesi olması sebebiyle, “otoriterleşmesine” izin verilmeyecek olmasından kaynaklanabilir” diye yazmıştı
MECLİS NEDEN ARADAN ÇIKARILDI?
Karar özetle “ülkede kaos çıkması durumunda, ‘çatışmayı önlemek' maksadıyla NATO'nun ‘Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Kuvveti'ni hiçbir izne ihtiyaç duymadan 48 - 72 saat içinde bölgeye göndermesinin önünü açıyordu. Bu müdahale için TBMM'den onay beklenilmesi halinde, sürecin “tehlikeli” şekilde uzaması ihtimaline binaen, Meclis devre dışı bırakılmıştı. NATO bu kararla kara, deniz ve hava personelinden müteşekkil 5 bin kişilik tugayı 48 saat içinde istediği yere indirme hakkı elde ediyordu. Hatta akabinde 5 ile 7 gün içinde 10 bin kişilik iki tugay daha gönderebilme hakkına sahipti. Türkiye'de bir çatışma çıksa, Suriye veya Irak'tan Türkiye'ye kaosa yol açabilecek bir saldırı gelse, 5 gün içinde 15 bin “Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Kuvveti” de NATO kararıyla gelebilecekti.
DARBE, KAOS VE İŞGAL PEŞ PEŞE GELECEKTİ
Küresel iblislerin tasmalı köpeği FETÖ, 15 Temmuz gecesi darbe görünümü altında ülkede kaos çıkarmak ve işgalin önünü açmak için Türkiye'ye içeriden saldırdı. Saldırı planında Reis-i Cumhur Erdoğan için “ölüm” emri verilmişti. İngiltere, Güney Kıbrıs'ta 5 bin kişilik özel kuvvetlerini konuşlandırmıştı. ABD devşirmesi yabancı paralı askerlerden müteşekkil 30 bin misil gücünden müteşekkil YPG terör örgütü Suriye sınırında hazır bekliyordu. Teröristler hain kalkışmanın merkez üslerinden olan İncirlik'ten kalkan helikopterlerle Türkiye'ye taşınacaktı. Türkiye'nin İran ile Akdeniz sınır hattı FETÖ'cü komutanlara emanetti. Darbe girişimi başarılı olsaydı, bu kararı gerekçe gösteren NATO, ABD ve İngiliz kuvvetleri Türkiye'ye girecekti.

KEDİYE CİĞER EMANET ETTİRMİŞLER!
Üye ülke olan Türkiye'yi korumakla görevli sanılan NATO'daki “Türk” komutanların neredeyse hepsi FETÖ'cü ve ABD uşağı çıktı. Brüksel'de bulunan NATO Merkezi'nde görevli 50 komutanın 41'i görevinden alındı. NATO'nun Brüksel, Almanya, Hollanda ve İngiltere merkezlerindeki 149 Türk askeri temsilcisi 27 Eylül'de geri çağrıldı ve çoğunluğu tutukladı. Muhtemel bir saldırıya karşı Türkiye'yi korumak için alınan kararın arka planında, NATO'nun işgal için gün saydığı ortaya çıktı. İşin daha vahim olan tarafı ise tehlikenin henüz geçmemiş olması. İçeride başarısız olan şer güçler, bu kez Suriye ve Irak üzerinden Türkiye'ye yönelik saldırı için salyalarını akıtıyorlar. Türk Devleti ise sınır dışında aldığı önlemlerle girişimleri dışarıda durdurmayı planlıyor. Ancak bu kritik süreçte Bakanlar Kurulu'nun NATO'ya verdiği yetkinin büyük bir risk olduğu anlaşılıyor. Zira NATO o karara dayanarak, uygun ortamı bulduğunda “kaos var” bahanesiyle Türkiye'ye müdahale edebilir. Şimdi Ankara'nın Bakanlar Kurulu'nda alınan NATO kararını iptal etmesi ve bu sürecin hazırlayıcılarını tespit ederek yargılaması bekleniyor.
İbadi'den Türkiye'ye küstah tehdit
Türkiye'nin Tel Abyad'daki Şii ve PKK terörüne tedbir olarak hafta başında Silopi'ye askeri sevkiyat başlatmasının ardından Irak'ın kukla başbakanı Haydar el Abadi ülkesini işgal etmesi halinde Türkiye'nin parçalanacağı yönünde tehditler savurdu.
Türkiye ile savaşmak, karşı karşıya gelmek istemediklerini söyleyen İbadi, “Ancak karşı karşı gelmemiz halinde, buna da hazırız. O zaman (Türkiye'yi) düşman olarak nitelendirir, ona göre muamele ederiz" diye konuştu.
Batının kuklası Bağdadi Türkiye'yi tehdit etti
DAEŞ lideri Ebubekir el Bağdadi'ye ait olduğu söylenen bir ses kaydı yayınlandı. Kayıtta örgüt üyelerine 'Türkiye bugün artık menzilinize girdi, hedeflerden biri haline geldi. Orayı işgal edin' çağrısında bulunuluyor.
Reuters haber ajansının duyurduğu gerçekliği henüz doğrulanamayan 31 dakikalık kayıtta, Musul operasyonunun başarısız olacağından emin olunduğunu söyleniyor ve DAEŞ üyelerine 'Türkiye'yi işgal edin' çağrısı yapılıyor.
BBC Türkçe'nin aktardığına göre, 31 dakikalık kayıtta, Türkiye için de ayrı bir bölüm var. Bağdadi'ye ait olduğu öne sürülen ses, DAEŞ üyelerine çağrı yaparak, "Artık nefretinizin ateşini Türk askerlerine boşaltabilirsiniz" cümlesini kullanıyor.
KARARIN TAM METNİ İÇİN TIKLAYIN
'Türkiye'de güvenli sanılan yerlere korku salın'
Kayıttaki Türkiye ile ilgili bir diğer bölümde ise, "Türkiye bugün artık menzilinize girdi, hedeflerinizden biri haline geldi. Orayı işgal edin, ve güvenli olduğunu sandığı yerlere korku salın" ifadesi yer alıyor.
Kayıtta, örgütün intihar timlerine de çağrı bulunuyor. "İnanmayanların gecesini gündüze çevirin, topraklarında yıkım yaratın, kanlarının nehir gibi akmasını sağlayın" deniliyor. Kayıtta, Suudi Arabistan'a da saldırı çağrısı var.










