Milli Görüş Gençliğine Seferberlik Çağrısı
Defalarca yasaklandınız, kapatıldınız, mallarınıza el konuldu, liderinizin siyasi hayatının 25 yılı yasaklı geçti. Darbeler dâhil her türlü zulme maruz kaldınız. Defalarca bölündünüz, parçalandınız. Bizzat kendi kardeşleriniz tarafından en ağır iftiralara ve linçlere maruz kaldınız.
Hiçbir zaman namluyu millete doğrultma hainliğine teşebbüs eden yapı gibi geniş maddi imkânlara, devlet desteğine, medya imkânlarına, konforlu binalara ve bürokratik itibara sahip olmadınız. Çoğu zaman yapacağınız bir programa destek almak için gittiğiniz kapılardan size bu yapı örnek gösterilerek “sizin yaptığınız da iş mi gidin ve onlar gibi çalışın” denilerek eli boş gönderildiniz.
Sizin içinizden yetişen, bürokratik makamlara, devlet kadrolarına gelip bir çok imkana sahip olan ağabeyleriniz onlara parsel parsel verdikleri arsaları, deste deste verdikleri burs paralarını, zekatlarını asla size vermediler, onlara gösterdikleri hoş görüyü hiçbir zaman size göstermediler. Her türlü ehliyet ve liyakate sahip olmazına rağmen size değil bu yapıya imkan tanıdılar.
Yaşadığınız bunca sıkıntıya, zulme rağmen asla bu milletin bir gencinin bile burnunun kanamasına vesile olmadınız, emperyalistlerin hiçbir planına alet olmadınız, ne diyalogculuğa, ne ılımlı İslam'a ne de herhangi bir îtikâdi sapkınlığa düşmeden hep ehl-i sünnet üzere hareket ettiniz.
Her türlü imkânsızlığa rağmen istikamet üzere yürüdünüz, haftalık toplantı yaptınız, teşkilatlar kurdunuz, yaz etkinlikleri yaptınız, kamplar organize ettiniz. En kısıtlı imkânlarla büyük kalabalıkları toplayıp en büyük programlara ve işlere imza attınız.
Bu topraklarda İslam adına iş yapan ilk yardım kuruluşlarını, memur ve işçi sendikalarını, televizyon ve gazeteleri, siyasi partileri siz kurdunuz. Avrupa da ilk camileri, teşkilatları açarak oradaki Müslümanların dinlerinden ve değerlerinden kopmasına engel oldunuz.
Bugün memleketin dört bir tarafında İslam adına hizmet eden bürokratların, gazeteci ve yazarların, ilim adamlarının büyük bir kısmı hep sizin kurduğunuz bu yapılardan yetişti.
İmanınız gereği kardeşlerinizi hiçbir kınayıcının kınamasından korkmadan uyardığınız gibi yine imanınız gereği 15 Temmuz gecesi kardeşlerinize doğrultulan namlunun karşısına geçip mücadele ettiniz. Memleketimizin dört bir yanında onlarca şehit verip dik durarak gerçek kardeşliğinizi kanıtladınız.
Son kertede millete doğrultulan namlular sizi bir kez daha haklı çıkardı. Yaşanan tüm bu hadiseler ne olursa olsun bu memleketin, milletimizin, kardeşlerinizin ve ümmetimizin size ve ideallerinize ne kadar ihtiyacı olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Milletçe büyük bir uçurumun kenarından döndüğümüz bugünler de elbet geçer, her şey tamir edilir, devlet bile yeniden yapılandırılır, ama namluyu millete doğrultan bu hainlerin dinimize, Müslümanlığımıza, güvenilirliğimize, kimliğimize, İslami hareketlerimize, cemaatlerimize, hedef ve ideallerimize verdiği zararı gidermek yine sizi bekleyen büyük bir görev olarak karşınızda durmaktadır.
Şimdi FETÖ'den boşalan kadroları, bürokratik makamları doldurmanın değil, tahrip edilen İslam anlayışını, dağılan zihinleri, yıkılan hayalleri toplamak ve yeniden toparlanmak için büyük bir seferberlik ilan etme zamanıdır.
Şimdi hiçbir dünyalık beklemeden mahalle sohbetlerinde, üniversite kampüslerinde, liselerin kantinlerinde, çay sohbetlerinde, öğrenci evlerinde İslam'ı, sadece İslam'ı anlatarak bir daha böyle hadiseler yaşanmasın diye sahih, katıksız ve gerçek din anlayışını yeniden inşa etme zamanıdır.
Abdülaziz KIRANŞAL -AGD Adana Şube Başkanı









