Kim kazanır, kim kaybeder!-Zeki Ceyhan-Milli Gazete
MİLLİ Görüş camiası mensupları olarak “yeni bir döneme” adım atmış bulunuyoruz! Bu dönemin “kucaklaşma” ya da aramızdaki “ufak tefek sorunları” yok sayma dönemi olduğunu birçok kez ifade ettik!
Bu dönemde “kardeşini kucaklayan” kazanacak, kardeşini kucaklamaya “sırt çeviren” kaybedecektir!
Bu dönemde aramızdaki “ufak tefek sorunları” yok sayan kazanacak, ufak tefek sorunları “yok sayma yerine büyüterek niza çıkaran” kaybedecektir!
Bu dönem “nefsini” yok sayan kazanacak, nefsini “öne çıkaran” kaybedecektir!
Milli Görüşçüler asla diğer “siyasi partilere mensup” kişiler gibi olamazlar!
Çünkü onların “inandığı” ve mutlaka “başarıya ulaştırmaya” azmettikleri bir davaları vardır!
Bu davada “sen-ben kavgasına” yer yoktur!
Milli Görüşçüler “sen-ben kavgasına” düşmedikleri anda başarıdan başarıya koşmuşlardır!
Şeytanın ağır basarak “sen-ben kavgasının” ortaya çıktığı dönemlerdeyse adeta “tekdir-i ilahiye” muhatap olmuşlardır! Bu nedenle Milli Görüş camiası arasında “sen-ben kavgasına yer yoktur” diyoruz! Bizim hedefimiz ille de bir yerlere gelmek ve birtakım makamlara kurulmak değildir!
Hedefimiz davamızı “bir adım daha ileri götürmek” için bıkmadan, usanmadan, yılmadan gayret göstermektir!
“Tatlı dil ve güler yüzle” davamızı anlatmak yani neyin peşinde olduğumuzu millete duyurmaktan başka amacımız yoktur!
Biz elimizden geldiğince çalışır, gücümüzün yettiği kadar koşturur, gerisini yüce Rabbimize bırakırız!
Takdir O’na aittir!
Milli Görüşçüler olarak aramızda “birtakım sorunların” yaşanması, anlaşmazlıkların baş göstermesi elbette doğaldır!
Doğal olmayan bu ihtilaf konularını büyütmektir!
Çıkan sorunları “sen-ben kavgasına” dönüştürmeden halletmemiz gerekmektedir! Bu nedenle bütün Milli Görüşçülere büyük bir sorumluluk düşmektedir!
Bu dönemin “kazananı” olmak istiyorsak aramızdaki “ihtilaf konularını asgariye indirmek” durumunda olduğumuzu bilmeliyiz!
Yine bilmemiz gerekir ki “ihtilaf konularını” asgariye indiremeyenler bu dönemin “kaybedenleri” olacaktır!









