Başbakan Binali Yıldırım, içeride ve dışarıda dostluk çemberini genişleteceklerini tekrarlayarak, “Dışarıda bunu yapmaya başladık. İsrail ve Rusya ile ilişkilerimizi normale döndürdük. Eminim ki Suriye ile de biz normal ilişkilere döneceğiz” dedi. Türkiye’deki Suriyelilerin, “siyasi misafir” olduğunu belirten Yıldırım, vatandaşlık tartışmalarına ilişkin olarak, “Utanç verici tartışmalar yaşanıyor. Nefret suçu işler gibi bir ittifak kurulduğunu görüyoruz. Vatandaşlığa almak demek, o ülkenin insan gücüne değer katmak demektir. Eğer Türkiye’nin değerine değer katacaksa, Türkiye’nin ekmeğini büyütecekse gerekirse nüfusumuzu da artıracağız” dedi.
Yıldırım, dün Ak Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Bir önceki toplantıya tam saatinde gelen, ancak salonun dolmaması nedeniyle makamında 15 dakika bekleyen ve il başkanlarını dakik olmaları konusunda uyaran Yıldırım, dün de tam 09.00’da salona giriş yaptı. Bazı il başkanlarının yine toplantıya geç geldikleri görüldü. Dün de alışılandan uzun bir konuşma yapan Yıldırım özetle şunları söyledi:
SURİYE İLE DE NORMAL İLİŞKİ: İçeride ve dışarıda dostluk çemberini genişleteceğiz. Dışarıda bunu yapmaya başladık. İsrail ve Rusya ile ilişkilerimizi normale döndürdük. Ama eminim ki Suriye ile de biz normal ilişkilere döneceğiz. Buna ihtiyacımız var. Terörle mücadelenin başarısı için Suriye ve Irak’ın istikrara kavuşması gerekiyor ve güçlü bir siyasi yönetime, oradaki kardeşlerimizin tamamını temsil eden bir yönetime geçmesi gerekiyor, bu kaçınılmazdır. Bu geç kalmış bir iş.
KİRKOR’UN GAYDASI GİBİ: Kılıçdaroğlu’nun 11 soru soruyor. Sorular DEAŞ’a müsamaha ile yaklaşıldığı yönünde iddialar. Bunlar doğru değil. DEAŞ örgütünü daha bir çok dünya ülkesi bilmezken, Türkiye bunlarla ilgili 50 binin üzerindeki şüpheli listesini 144 ülkeyle paylaşmıştır. 3 bin 500 civarında şüpheliyi de geldikleri ülkelere göndermiştir. Bin 600 tanesini de tutuklamış ve hakkında hukuki işlem başlatılmıştır. Hal böyleyken hala maalesef Kılıçdaroğlu aynı Kirkor’un gaydasını çalıyor. Suriye’de DEAŞ’e karşı, PKK’ya karşı mücadele için yetki istendi. Orada DEAŞ’ın adı geçiyor, PKK’nın adı geçiyor, her şey net. Bizim hazret ne yapıyor, tezkereye karşı ‘hayır’ oyu veriyor. Ondan sonra da bize, ‘siz DEAŞ’a göz kırpıyorsunuz’ diye laf ediyor. Allah ıslah etsin.
SİYASİ MİSAFİRLERİMİZ: Suriye’den Türkiye’ye sığınanlarla ilgili son günlerde utanç verici tartışmalar yaşanıyor. Türkiye’deki siyasi misafirlerimiz üzerinden ne sosyal demokrasiye ne milliyetperverliğe ne Müslümanlığa ne de Türklüğe yakışmayan yakışıksız hareketler sürekli dile getiriyor. Cumhurbaşkanımıza muhalefet edeceğim diye maalesef nefret tohumlarını ekmeye devam ediyor. Son günlerde adeta bir nefret suçu işler gibi bir ittifak kurulduğunu görüyoruz, HDP ile MHP temsilcileri bile bazen bu konuda aynı şeyleri söylüyor. Bahçeli ile Demirtaş aynı cümleleri kuruyorlar. CHP zaten HDP çizgisine çoktan girmiş durumda.
NÜFUSU ARTIRACAĞIZ: Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık konusu yerli yersiz tartışılıyor. Vatandaşlık bizim keşfettiğimiz bir şey değil. İnsanlık tarihinden beri var olan bir şeydir. Ülkeler vatandaşlığa kabul ederler, vatandaşlıktan çıkarırlar. Bunların kuralları, standartları, şartları vardır. Vatandaşlığa almak demek, o ülkenin insan gücüne değer katmak demektir. Sadece Suriyelileri değil, bu ülkeye katkı sağlayacak herkesi seve seve vatandaş yaparız. Bu memleketin aşını, ekmeğini nasıl bölüştüysek, ekmeğini büyütmek için gerekirse nüfusumuzu da artıracağız, vatandaşlarımızın sayısını da artıracağız.
‘Tek tip düşünce diktatörlüklerde olur’
Ak Parti 15. yılını kutlayacak. Ak Parti kadroları, demokrasi düşmanlarının heveslerini kursaklarında bıraktı. Şapkasını, ceketini alıp gidenlerden olmadı. Milletimizin, vatandaşımızın arasında hiçbir ayrım yapmadan herkese gideceğiz, herkesin elini sıkacağız, Kardeşlerim sizden önemli bir istediğim de hiçbirimiz aynı düşüncelere sahip olmak durumunda değiliz. Tek tip düşünce sadece diktatör rejimlerde olur, totaliter rejimlerde olur.
MİLLETE KORKU SALMAYALIM: Anayasa başta olmak üzere bu sistemin değişme iradesi yine Ak Parti’nin eliyle olacaktır. Biz ‘gelin yeni Anayasa yapalım’ diyoruz, her biri bir kenara çekiliyor. Rejimin adı belli. Biz sadece yönetişimdeki bu çarpıklığı gidermek istiyoruz. Vatandaşlarımıza bunu doğru anlatalım. Millete korku salmayalım. Ak Parti diktatörleşiyormuş bilmem neymiş, nerede kardeşim. Medyaya baskı varmış. Bugün Ak Parti aleyhine yayın yapanların oranı yüzde 50’den fazla. Biz bir şey mi diyoruz. Demokratik ülkedeyiz.
BİZDEN GÜNAH GİTTİ: Meclis çalışmaları sürekli engelleniyor. Bu içtüzüğün mutlaka değişmesi lazım. Aksi halde verimsiz bir şekilde Meclis çalışmaları devam ediyor. Bu, sürdürülebilir bir şey değil. İnşallah bu sefer son bir fırsat bir araya gelecekler, konuşacaklar ve bir ortak zeminde buluşurlar. İster buluşurlar ister buluşmazlar, bizden günah gitti.
ÖRNEK DAVRANIŞ
(MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin savcıya ifade vermesi) Sayın Bahçeli’yi tebrik ediyorum. Daveti aldı ve bugün gitti savcıya ifadesini veriyor, örnek davranış. Afra tafra yapan, milleti sokağa çağıran diğer muhalefet liderlerine söylüyorum. Hukuktan, Türk adaletinden korkmayın. Haklıysanız sonunda istediğiniz olacak... Onun için kimse provokatif hareketlere girişmesin, kimse Türk adaletinden daha kendini üstün görmesin. Genel Merkez’e savunma için süre
Yıldırım, dün Ak Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Bir önceki toplantıya tam saatinde gelen, ancak salonun dolmaması nedeniyle makamında 15 dakika bekleyen ve il başkanlarını dakik olmaları konusunda uyaran Yıldırım, dün de tam 09.00’da salona giriş yaptı. Bazı il başkanlarının yine toplantıya geç geldikleri görüldü. Dün de alışılandan uzun bir konuşma yapan Yıldırım özetle şunları söyledi:
SURİYE İLE DE NORMAL İLİŞKİ: İçeride ve dışarıda dostluk çemberini genişleteceğiz. Dışarıda bunu yapmaya başladık. İsrail ve Rusya ile ilişkilerimizi normale döndürdük. Ama eminim ki Suriye ile de biz normal ilişkilere döneceğiz. Buna ihtiyacımız var. Terörle mücadelenin başarısı için Suriye ve Irak’ın istikrara kavuşması gerekiyor ve güçlü bir siyasi yönetime, oradaki kardeşlerimizin tamamını temsil eden bir yönetime geçmesi gerekiyor, bu kaçınılmazdır. Bu geç kalmış bir iş.
KİRKOR’UN GAYDASI GİBİ: Kılıçdaroğlu’nun 11 soru soruyor. Sorular DEAŞ’a müsamaha ile yaklaşıldığı yönünde iddialar. Bunlar doğru değil. DEAŞ örgütünü daha bir çok dünya ülkesi bilmezken, Türkiye bunlarla ilgili 50 binin üzerindeki şüpheli listesini 144 ülkeyle paylaşmıştır. 3 bin 500 civarında şüpheliyi de geldikleri ülkelere göndermiştir. Bin 600 tanesini de tutuklamış ve hakkında hukuki işlem başlatılmıştır. Hal böyleyken hala maalesef Kılıçdaroğlu aynı Kirkor’un gaydasını çalıyor. Suriye’de DEAŞ’e karşı, PKK’ya karşı mücadele için yetki istendi. Orada DEAŞ’ın adı geçiyor, PKK’nın adı geçiyor, her şey net. Bizim hazret ne yapıyor, tezkereye karşı ‘hayır’ oyu veriyor. Ondan sonra da bize, ‘siz DEAŞ’a göz kırpıyorsunuz’ diye laf ediyor. Allah ıslah etsin.
SİYASİ MİSAFİRLERİMİZ: Suriye’den Türkiye’ye sığınanlarla ilgili son günlerde utanç verici tartışmalar yaşanıyor. Türkiye’deki siyasi misafirlerimiz üzerinden ne sosyal demokrasiye ne milliyetperverliğe ne Müslümanlığa ne de Türklüğe yakışmayan yakışıksız hareketler sürekli dile getiriyor. Cumhurbaşkanımıza muhalefet edeceğim diye maalesef nefret tohumlarını ekmeye devam ediyor. Son günlerde adeta bir nefret suçu işler gibi bir ittifak kurulduğunu görüyoruz, HDP ile MHP temsilcileri bile bazen bu konuda aynı şeyleri söylüyor. Bahçeli ile Demirtaş aynı cümleleri kuruyorlar. CHP zaten HDP çizgisine çoktan girmiş durumda.
NÜFUSU ARTIRACAĞIZ: Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık konusu yerli yersiz tartışılıyor. Vatandaşlık bizim keşfettiğimiz bir şey değil. İnsanlık tarihinden beri var olan bir şeydir. Ülkeler vatandaşlığa kabul ederler, vatandaşlıktan çıkarırlar. Bunların kuralları, standartları, şartları vardır. Vatandaşlığa almak demek, o ülkenin insan gücüne değer katmak demektir. Sadece Suriyelileri değil, bu ülkeye katkı sağlayacak herkesi seve seve vatandaş yaparız. Bu memleketin aşını, ekmeğini nasıl bölüştüysek, ekmeğini büyütmek için gerekirse nüfusumuzu da artıracağız, vatandaşlarımızın sayısını da artıracağız.
‘Tek tip düşünce diktatörlüklerde olur’
Ak Parti 15. yılını kutlayacak. Ak Parti kadroları, demokrasi düşmanlarının heveslerini kursaklarında bıraktı. Şapkasını, ceketini alıp gidenlerden olmadı. Milletimizin, vatandaşımızın arasında hiçbir ayrım yapmadan herkese gideceğiz, herkesin elini sıkacağız, Kardeşlerim sizden önemli bir istediğim de hiçbirimiz aynı düşüncelere sahip olmak durumunda değiliz. Tek tip düşünce sadece diktatör rejimlerde olur, totaliter rejimlerde olur.
MİLLETE KORKU SALMAYALIM: Anayasa başta olmak üzere bu sistemin değişme iradesi yine Ak Parti’nin eliyle olacaktır. Biz ‘gelin yeni Anayasa yapalım’ diyoruz, her biri bir kenara çekiliyor. Rejimin adı belli. Biz sadece yönetişimdeki bu çarpıklığı gidermek istiyoruz. Vatandaşlarımıza bunu doğru anlatalım. Millete korku salmayalım. Ak Parti diktatörleşiyormuş bilmem neymiş, nerede kardeşim. Medyaya baskı varmış. Bugün Ak Parti aleyhine yayın yapanların oranı yüzde 50’den fazla. Biz bir şey mi diyoruz. Demokratik ülkedeyiz.
BİZDEN GÜNAH GİTTİ: Meclis çalışmaları sürekli engelleniyor. Bu içtüzüğün mutlaka değişmesi lazım. Aksi halde verimsiz bir şekilde Meclis çalışmaları devam ediyor. Bu, sürdürülebilir bir şey değil. İnşallah bu sefer son bir fırsat bir araya gelecekler, konuşacaklar ve bir ortak zeminde buluşurlar. İster buluşurlar ister buluşmazlar, bizden günah gitti.
ÖRNEK DAVRANIŞ
(MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin savcıya ifade vermesi) Sayın Bahçeli’yi tebrik ediyorum. Daveti aldı ve bugün gitti savcıya ifadesini veriyor, örnek davranış. Afra tafra yapan, milleti sokağa çağıran diğer muhalefet liderlerine söylüyorum. Hukuktan, Türk adaletinden korkmayın. Haklıysanız sonunda istediğiniz olacak... Onun için kimse provokatif hareketlere girişmesin, kimse Türk adaletinden daha kendini üstün görmesin. Genel Merkez’e savunma için süre








