Ders müfredatları yeniden ele alınıyor ve ders yükü azaltılmaya çalışılıyor.
Darbe döneminden kalma “Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük” dersi kaldırılmalı.
Tarihçi Mustafa Armağan, inkılap tarihi dersi üzerinden CHP zihniyetinin sürdürüldüğüne dikkat çekmiş ve şöyle demiş:
“1950’de siyasi iktidarı kaybeden CHP, tarih üzerinden iktidarda kalmaya devam ediyor, biz hâlâ CHP’nin tarihini okutuyoruz hem de tek parti dönemi CHP’sinin. CHP’yi tamamen yıkmak için tarihte adam akıllı reform yapmak şart” demiş. (Yeni Akit, 9 Temmuz)
İnkılap tarihi dersinde “Atatürk İlkeleri” diye okutulan ve hiç de demokratik olmayan prensipler, CHP’nin altı okundan başka bir şey değil. CHP, bu ilkelerle girdiği bütün seçimleri kaybetti. Demek ki bu ilkelerin halk gözünde bir değeri yok.
Halkın rağbet etmediği ve 27 yıl süren tek parti iktidarı zamanında “kutsal kitabın emirleri” gibi hayata geçirilen bu ilkeler, “Atatürk İlkeleri” adı altında milletin çocuğuna tek doğru olarak anlatmanın demokrasi ilehalkın değerleri ile ve bilimsellikle bağdaşır tarafı yok.
Bu dersin ortaokul ve liselere, üniversitelere mecburi ders olarak konması hep darbe dönemlerinde çıkarılan yasalarla sağlanmış.
1960 darbesinden sonra bütün fakültelere Türk İnkılap Tarihi ve Türkiye Cumhuriyeti dersi iki dönem okutulma mecburiyeti getiriliyor.
12 Eylül 1980 darbesinden sonra 6.11.1981 tarih ve 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu çıkarılarak Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersi bütün üniversitelerde mecburi tutuluyor.
Üniversiteler paralel olarak da ortaokul ve liselere Atatürkçülük dersleri yerleştiriliyor.
Daha önce bazı üniversitelerde kurulan İnkılap Tarihi Enstitüleri var ve buralarda yakın tarih araştırmaları yapılıyor, yakın tarih dersleri okutuluyor ama bütün üniversitelerde okutulma mecburiyeti darbelerden sonra gerçekleşiyor.
Türkiye demokratikleşiyor, 14 yıldır kesintisiz demokrasi ile yönetiliyor. Ak Parti hükümetleri demokratikleşme yolunda çok önemli adımlar attı.
Okullardan kışla düzeni sağlanmasına sağlayan milli güvenlik derslerini kaldırdı.
Askerin kışlaya çekilmesini ve kendi görevine dönmesini sağladı.
YÖK’teki askerî üyelerin görevine son verdi.
Sivilleşme yolunda çok önemli adımlar attı.
İki konuda seçmeninin beklediği ve istediği adımı atmadı:
1. Karma eğitim konusunda 28 Şubat döneminde Milli Eğitim Bakanı olan Metin Bostancıoğlu’nun bütün okul ve kurslara karma eğitim mecburiyeti getiren antidemokratik adımını kaldıramadı, çocuğunu ayrı eğitim aldırmak isteyen vatandaşa hakkını veremedi.
2. Ortaokul 8 ve lise 11. sınıflarda okutulan 1960 ve 1980 darbesi sonrası çıkartılan yasalarla mecburi hâle getirilen inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi ile dayatılan CHP dayatmalarına son vermedi.
Bu ders, Cumhuriyet’in ilk yıllarından beri var diyenler demogoji yapıyor.
Hiçkimse Türk tarihinin başlangıçtan günümüze kadar belli bir kronoloji ile anlatılmasına bir şey demez, bu çerçevede Atatürk’ün de tarih içindeki rolüne itiraz etmez.
Ama Atatürkçü kuşaklar yetiştireceğiz diye CHP’nin altı okunu, okullarda gençlere ve çocuklara dogma gibi ezberletir ve enjekte ederseniz bunu CHP seçmeni dışındaki her vatandaş itiraz eder.
Okullarda 2500 yıllık Türk tarihi okutulur, Teog’da tarih ile ilgili sorular sadece İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinden gelir.
YGS’den sorulan 15 tarih sorusundan 9 tanesi yine bu derste anlatılan konulardan sorulur.
Burada ideolojik bir çarpıklık olduğu, konuya bütüncül tarih anlayışı ve bilimsellik açısından bakılmadığı belli.
Bu arada Atatürk inkılapları diye anlatılan ilkelerin demokratik olmadığı, halka dayatıldığı, halkın değerleri ile uyuşmadığı en babayiğit Atatürkçüler tarafından ifade ediliyor. Merak eden Prof. Toktamış Ateş’inTürk Devrim Tarihi kitabının Giriş bölümüne bakabilir.
CHP zihniyetini Türkiye’de çakılı çivisi yoktur. Ülkeyi Menderes, Özal, Demirel,Erbakan ve Recep Tayyip Erdoğan gibi seçilmiş liderler kalkındırmıştır. Atatürkçülüğün arkasına sığınarak konan CHP zihniyeti kavram ve dogmalar ders kitaplarından temizlenmeli, darbe sonrası konan dersler kaldırılmalı, eğitimde demokratikleşme bir an önce sağlanmalı.
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz umarım böyle önemli bir demokratikleşme adımını atar.









