Bugun...
Aferin Sana Uslu Çocuk !


Bilal Furkan ŞİMŞEK Hak Hukuk Adalet izü'nde
millihaberdenizli@gmail.com
 
 

"Aferin Sana Uslu Çocuk"  20/03/2021

Evvel olarak hamd ediyoruz… Ayasofya, İstanbul sözleşmesi, hepsi kanayan yaramızdı.. Elbette hamdolsun lâkin neye hamdettiğimizin, niçin hamdettiğimizin idrakinde olan kaç kişi var gerçekten merak ediyorum. 

Yıllarca Ayasofya’nın önünde mitingler yapıldı, “Zincirler Kırılsın, Ayasofya Açılsın!” "Biletle değil Abdest alarak girmek istiyoruz." sloganları ile inledi meydanlar. Ezgileri, Ayasofya hayalleri süsledi. Ayakkabısız girme eylemleri yapıldı. İmza kampanyaları düzenlendi,milyonlarca imza toplandı açılması için. Bu amellerin hepsi birikti mümin yüreklerin defterlerinde. Gönülleri Ayasofya’nın dinmiş ezanlarının yeniden duyulacağı güne hasretle yandı müminlerin.. Bunlar oluyordu olmasına lâkin, olup biteni birileri uzaktan izlemekle yetiniyordu. Devlet/Yöneticiler en iyisini bilendi, devlet bizdendi ve "bizin" kaybedilmemesi için sessiz sedasız beklenmeliydi. Yapılmıyorsa bir şeyler mutlaka arkasında bir sebep var olmalıydı, ya etraf kötü ya yoldaş yok ya da her şeyin bir zamanı vardı. Başka bir sebep olamazdı çünkü, bizdendiler neticede. Müminlerin desteğiyle gelmişlerdi, hocaların çoğunun desteği vardı arkalarında,duaları vardı, bu yüzden mücadele etmek anlamsızdı. Talepleriidertleri dile getirmek dış güçlerin işine yarardı, dış güçler hep böyle fırsatları beklerlerdi çünkü...  Bu yüzden beklenmeliydi ve beklediler. Şimdi ise bekleyerek zafer elde ettiklerini zannediyorlar.   Evet, Ayasofya açıldı, ezanlar yeniden semaya yükseldi minarelerinden. Birileri haklı mücadelelerinin izlerini buldu bu mahzun ezanlarda birileri ise diğer camileri doldurmanın ve yöneticilere karşı uslu çocuk olmanın verdiği rahatlığı hissederek Ayasofya’ya akın etti. Evet, bir zamanlar için diğer camilerin dolması beklenen, açılmasını isteyenlerin tezgahtar olarak nitelendirildiği Ayasofya, şimdi müminlerin kandili olmuş, fethin sembolü olmuş ve yeni Türkiye'nin miladı olmuştu. Olsundu, açılmıştı ya sonunda, hamdedilmeliydi. Bu dünyada mücadeleler tartılmıyordu belki ama kimin ne uğruna mücadele ettiğinin tartıldığı günün geleceğine iman ediyoruz. Açılması için gecesini gündüzünü feda edenlere , diğer camileri doldurmayı öğütleyenler galip gelmişti zahirde ama açılmıştı ya neticede, hamdolsun.

19 Mart, gece yarısı, İstanbul Sözleşmesinin feshedildiği haberi düştü aniden ekranlara. Ayasofya’nın açılıyor olması ne kadar sevindirecekse müminleri, bu haber de o keyfiyette bir haber idi. Sözleşme,2011 yılından bu yana uygulanageliyor olsa da özellikle son birkaç senedir gündemimizdeydi. Paneller, konferanslar, eylemler, yazılar, paylaşımlarla topyekün bir mücadele vardı adeta. Ama dedik ya, dış güçler hazır olda beklerler idi daima, bu konuda da temkinli olunması, ön yargılı olunmaması, “uslu çocuk” olmaktan çıkılmaması adına uyarılarda bulunan o kesim yine her zamanki gibi hazır olda idi. Baştakiler uygun ve müsait bir zamanda icabına bakarlardı icabına bakılması gerekiliyorsa. Mücadele etmek anlamsızdı, başımızdakiler bizim yerimize mücadele de ederler, gereken tepkiyi de koyarlar, olması gerekeni de yaparlardı zaten. Her ne kadar bu sözleşme Avrupa Konseyi’nin bir sözleşmesi de olsa, kabul edildiyse bir anlamı,açıklaması olmalıydı, feshedilirse de bir anlamı ve açıklaması olmalıydı. Mesela kabul edilirken dayatma olmayan şey feshedilirken "Batı'nın dayatmalarından kurtulma vakti" diyerek sevinç gösterilerine dönüşebiliyordu. 

Sözleşmeye tepki gösterilse bile sözleşmeyi kabul edenlere ağır ithamlar, eleştiriler yöneltilmemeliydi yine de. Sözleşme üzerinden yapılan eleştiriler bizden olanlara zarar veriyorsa bu kesinkes engellenmeliydi.  Sözleşmenin dandirik kadın derneği, yıllarca uslu çocuk olup yandaşlığı ile tanınan bir şahsa dava açabilirdi mesela eleştirileri yüzünden. Ya da mütefekkir olarak görülen biri sözleşmeyi eleştirdi diye, bu dandirik derneğin yöneticilerinden birinin eşi, yöneticilerimizin damadı tarafından ayar verilebiliyordu. Şimdi aynı kişilerin tam tersi istikamette ayar vermeye kalkacağını bilmek de ayrı bir mevzu tabii. 

Sebebi vardı çünkü tüm bunların, yâni uygulanıyorsa,koyuluyorsa nasıl bir sebep vardıysa; feshediliyorsa da bir sebebi vardı.Var olmalıydı. 

Şimdi feshedilme vakti ve yine sevinme vakti “uslu çocuklar”da. 

Feshedilmesi ve ailenin korunması uğruna gecesini gündüzünü feda edip konferanslar,eylemler,çalışmalar yapan mümin yüreklere karşı bugün de uslu çocuklar galip geldi.Bugün de en çok sevinme hakkı onlara ait, çünkü en uslu duranlar yine onlar oldu. 

Olsundu, kaldırılmıştı ya, hamdolsun yine de...



Bu yazı 386 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Ahmet can yılmaz
22-03-2021 10:56:00
Silivri soğuktur kardeş

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

BUGÜN SEÇİM OLSA HANGİ PARTİYE OY VERİRSİNİZ?


YUKARI